Türklerin Adaya Yerleşmesi
Jeopolitik açıdan önem taşıyan Kıbrıs adasına geçmişten günümüze kadar bir çok devlet hakim oldu.. Osmanlıların adayı fethetmesindeki en büyük etken Kıbrıs'ın korsan gemilerine yataklık etmesi ve korsanların İslam gemilerine saldırıp soymaları oldu. II. Selim ve şeyhülislam Ebussud Efendi'nin fetvası üzerine Osmanlı donanması yola çıktı. Adanın fethinin gerçekleşmesinden sonra (1571) Osmanlılar adadaki Hristiyan halkın kalmasına izin verdi. Adanın bayındırlığı için yeterince nüfus olmadığı görülünce II.Selim Kıbrıs'ın bayındırlığı ve adadaki Türklerin yoğunlaştırılması için 1572 de ''Sürgün Hükmü'' çıkardı. Kayıtlara göre Kıbrıs Türklerinin kökeni önceleri Konya çevresinden daha sonra da İçel, Antalya; Yozgat ve Alanya gibi yörelerden gelen halka dayanmaktadır.
Kaynaklar
E. Saracoğlu, Kıbrıs Ağzı, s. 19-21.
http://tr.wikipedia.org/wiki/Osmanl%C4%B1-Venedik_Sava%C5%9F%C4%B1_(1570-1573)
Bu yazıda E. Saracoğlu'nun ''Kıbrıs Ağzı'' adlı kitabından yararlanılmıştır.
Kıbrıs Ağzı
Günlük kullanımda şive ve ağız terimlerinin kullanımları karıştırılmaktadır. Ağız şive içinde oluşan söyleyiş ve ses değişikliklerine dayanan farkların adıdır. Ağız söyleyişteki yöresel ayrılıklardır. Ayrıca ağızlar bir dildeki ses, biçim ve anlam özelliklerini bozmazlar. Örneğin ağızlarda çok eski öğelerin söyleyiş ve anlam bakımından hiç değişmeden ya da çok az değişerek günümüze kadar yaşadıklarını görebiliriz. Kısaca Kıbrıs ağzı Türkiye Türkçesine bağlıdır ve ağzımızda Türkiye Türkçesindeki ağızlardan çeşitli özellikler görülür. Bu farklılıklar yazı diline yansımaz.
Kıbrıs Ağzının Ses Bilgisi Özellikleri
Kıbrıs ağzındaki ünlülerle Türkiye Türkçesindeki ünlüler farklılık göstermez. Farklılık Türkiye Türkçesindeki yabancı sözcüklerde kullanılan uzun ünlüler Kıbrıs ağzında kısa olarak söylenir. Örneğin; târih > tarih
hâmile > hamile
Bununla birlikte Rumlarla Kıbrıslı Türklerin uzun yıllar boyunca iç içe yaşamalarından ötürü ünlülerin Rumcada olduğu gibi uzatılarak -mi soru eki yerine geçtiği görülür. Bu soru cümlesinin son sözcüğündeki son ünlünün uzatılmasıyla yapılır. Örneğin;
Çisem sizi gördü?
Okula gider?
Ünlü değişmelerinden bazı örnekler;
-a>-e vasiyet > vesiyet
ramazan > remezan
kadayıf > gadeyif
-e>-a neyse > neyisa
fasulye > fasulya
gidince > gidinca
nice > nica
görünce > görünca
gelince > gelinca
-i>-e giy- > gey-
niçin > neçin
kiremit > keremit
viran > veran
haydi > hade
Ünlü düşmesinden bazı örnekler;
yıkayacak > ikaycak
nerede > nerde
yiyecek > yeyceg
iyikik > eylik
tükürük > tüprük
kalmayacak > galmaycak
aşağı > aşşa
başaşağı > başaşşa
Sert ünsüzlerin yumuşaması Kıbrıs ağzının en belirgin özelliklerindendir;
k- > g- küçük > güçüg
kocakarı > gocagarı
kazan > gazan
kulak > gulak
kardeş > gardaş
kunduracı > gunduracı
kork- > gork-
kır- > gır-
Hakkı > Haggı
ekşi > egşi
Yumuşak ünsüzlerin sertleşmesi;
c > ç yalancı > yalançı
pencere > pençere
Sert ünsüzlerde görülen değişiklikler;
ç > ş içki > işgi
açlık > aşlıg
geçmiş > geşmiş
''ile'' bağlacı; Kıbrıs ağzında -ile- bağlacının görevini ünlülerden sonra (-ynan), ünsüzlerden sonra da -ınan, -inan, -unan, -ünan ekleri yapar.
(-ynan) : Aliynan Osman geldi (Ali ile Osman geldi.)
(-ınan) : Gaşınan göz, gerisi söz.
(-nan) : Toprağnan suyu garışdırdı.
(-ünan) : Üzümünan erig yediler.
''-ken'' ulacı;
Örneğin; Ağaş yaşıkan eyilir. (Ağaç yaşken eğilir.)
Gülerkan boğuldu.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder