11 Mayıs 2014 Pazar

Nenem Türkan Özkalpli'nin Dilinden; KIBRIS DÜĞÜNLERİ

        Yazımda bahsedeceğim tüm bilgiler anneannem tatlı insan Türkan Özkalpli tarafından anlatılmıştır.

Günümüzle kıyaslanamayacak kadar uzun, eğlenceli ve meşakkatli geçiyormuş Kıbrıs düğünleri.
Masal kız istemeyle başlıyormuş tabi. Her genç delikanlının ailesi oğullarına uygun bir aday beğenir ve oğullarına bu kızı gösterirlermiş, tabi kızın haberi olmadan!. ''Ben hiç bilmezdim, beğenmişler bizi geldiler haber ettiler'' diyor Türkan Hanım :). Eğer oğlan kızı beğenirse ortaya aracı konur kızın ailesine haber verilir ve kız istemeye gidilirmiş. Kız Allah'ın emri peygamberin kavliyle istenip alındıktan sonra nikah düğün kutlamalarından önce kıyılır sonra kutlamalar olurmuş. (Bunun sebebi yeni çiftin kalacakları evi bitirmeye çalışmaları) Uzun bir aradan sonra başlarmış düğün hazırlıkları. Düğünler genellikle Pazartesinden başlar ve bir hafta devam edermiş. Fakat Türkan Hanım'ın anlattığına göre onların köyünde - Alektora, Limasol- kutlamalar Pazartesinden Cumaya kadar sürermiş. ''Düğünümüzde 5 gün çalgıcılar hiç susmadı'' diyor Türkan Hanım. 5 gün boyunca müzikli, yemekli kutlama yapılır ve düğüne gelinin ve damatın tüm akrabaları davet edilirmiş. Herkes orada onlar için toplansa da gelin ve damat yan yana duramaz birbirlerine ancak gerdek gecesi kavuşurmuş.
Kına Gecesi
Kına Gecesi gerçekleştirilen ''Yorgan Kaplama'' geleneğini atlamak olmaz tabi. Kutlamalar devam ederken gelinin getirdiği yorganlar törenin yapıldığı meydanda davetli hanımlar tarafından yere serilerek yorgan iğnesi kullanılarak çarşafla kaplanırmış. Yorganlar kaplandıktan sonra sıra yatak doldurmaya gelir, kaplanan yatak ve yorgan gümüşlenir, sonra da çiftin ilk çocuğunun erkek olması dileğiyle yatağın üzerinde bir erkek çocuk tekerlenirmiş.
''Gelin Onarıcısı''
Gelinleri süsleyen kadına '' gelin onarıcısı'' denirmiş. Gelin onarıcısı gelini giydirir, saçını makyajını yaparmış. Gelinin saçına elmas taşlı taç ve gelin teli takılması adettenmiş.
''Guşatma''
Eski Kıbrıs düğünlerindeki takı törenlerine ''guşatma'' denirdi. Guşatma'da yakın akrabalar damat ve geline aldığı altınları takarmış. Gelinin en yakını - genellikle babası- geline '' Bendo Lira'' hediye eder, boynuna takarmış. (Bendo Lira Kıbrıs'ta altın liraya verilen addır.)
'' ve Son Olarak; Gerdek Gecesi ve Sabahı''
5 günlük süreçten sonra gelin ve damat damatın köyüne doğru yol alırmış. (Yeni evli çiftin damatın köyüne yerleşmeleri adetti.) Çift damatın köyüne ordanda  yeni evlerine varınca gelinin yakın akrabaları, damatın akrabaları ve çalgıcılara tekrardan yemek ikram edilirmiş. Gece olduğu zaman yeni çift yatak odalarına çekilir ve gerdek gecesi gerçekleşirmiş. Aynı gece ''sağdıç'' (damatın belirlediği bir yakını) kapıyı çalar, ''nişan''ı istermiş (nişan: gerdek gecesi çarşafı). ''Nişan'' elden ele dolaşır ve gören tüm yakın akrabalar o çarşafın üzerine tekrardan altın takarlar ve gelinin babası nişanı gördükten sonra köyden ayrılır, kutlamalar geri kalan aile bireyleriyle devam edermiş. Nişan daha sonra, bir eleğin içine konulur kırmızı bir alla örtülüp yeni çiftin yatagına görmek isteyenler için konulurmuş.  O gecenin sabahında ise gelin onarıcısı gelini tekrar süsler, gelinliğini giydirir ve gelin sağdıç ve davulcular tarafından karşılanırmış. Daha sonra sağdıç elindeki gülündanlıkla gül suyu dağıtır, gül suyunu alanlar damata altın takar, kıyafet ve ya çeyizlik eşya hediye edermiş.





KINA FOTOĞRAFI 1958
Türkan Özkalpli ve Eşi Ali Özkalpli
DÜĞÜN 1958
Türkan ve Ali Özkalpli
Gelinin boynunda geleneksel ''Bendo Lira'' görülüyor



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder